Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ile sanatçı Gülben Ergen’in işbirliğinde başlatılan “Çocuklar Gülsün Diye” kampanyasıyla Türkiye’nin altı ilinde anaokulu yapılacak. Öncelikle altı ilde Trabzon, Mardin, Hatay, Erzurum, Tokat ve Sinop illerimizin ulaşması güç yörelerinde anaokulu yapmak hedefiyle yola çıkıyor, bir diğer ifadeyle çocuklar mutlu olsun diye. Okullarına rahat servislerle ve güven içinde ulaşsınlar diye. Bu amaçla yardım kampanyası ekseninde çocuklarımızın zekalarını geliştirecek, eğlendirecek, düşündürecek eğitim materyalleri de hazırlanacaktır. 
Türkiye genelinde okul öncesi eğitimi zorunlu hale getirmenin hedeflendiği projeye göre, zorunlu eğitim sistemi şöyle işleyecek: “Zorunlu ana okulu projesi ile 8 derslikli okullarda ana sınıfı açılacak”. Ana okullarında ikili öğretime geçilecek ve kapatılan köy okulları, ana okulu olarak değerlendirilmek üzere tekrar açılacak.
Zorunlu okul öncesi eğitimin uygulanacağı illerde, çocuklar toplam 60 ay eğitilecek ve 9 yıllık mecburi eğitime geçiş yapacak. Böylece çocukların okula başlama yaşı beşe çekilecek. Proje belirlenen pilot illerde başarıyla sonuçlanırsa Türkiye genelinde artık okul öncesi eğitim zorunlu hale gelecek. 
Küçük sanatseverlerden büyük ilgi gören Minifest, bu kez Kanyon’un katkılarıyla miniklerle ücretsiz buluşuyor. İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın Çocuk Şenliği Minifest, bu yıl küçük konuklarına sürpriz yaparak Kanyon’da erken merhaba diyecek. 
Play–Doh çocukların hem eğlenerek yarışacağı hem de yaratıcılıklarını geliştirebileceği “Play-Doh Hamurdan Hayaller Yarışması’nı bu yıl 8.kez düzenleyecek.
Play-Doh Hamurdan Hayaller Yarışması kapsamında çocuklar renkli hamurları kullanarak yaratıcılıklarını ortaya koyacak ve ortaya çıkardıkları hamurdan şekiller ile yarışmaya katılabilecekler.

Çocuk iletişim kurma yeteneğine doğuştan sahiptir. Çocuklar konuşmayı öğrenmelerinden çok önce ebeveynlerine nasıl hissettiklerini çok iyi anlatabilirler.
Bebekler bizi sandığımızdan daha iyi anlarlar. Yeni doğan bebekler sesteki 5 farkı algılayabilirler. Örneğin annelerinin sesini bir başka bayanın sesinden ayırt ederler. Ve 6 aylık olduklarında çevrelerinde duydukları sesleri taklit etmeye başlarlar. Çevrede konuşulan dilin Türkçe, İngilizce, Çince ya da İtalyanca olması fark etmez. Duydukları dil beyinlerinde bağlantıların oluşmasına neden olur ve çocuk konuşmaya başlar.

Velilerin internet üzerinden çocuklarını izlemelerine olanak veren sistemler, Milli Eğitim Bakanlığı talimatıyla kaldırılıyor. Talimat yazısında, kameraların çocukların kişiliğinin gelişmesini engellediğine, çocuk ve eğitmen haklarını ihlal ettiğine dikkat çekildi. Milli Eğitim Bakanlığı, anaokullarında velilerin çocuklarını internet üzerinden kamerayla izlemesine olanak veren sistemleri yasakladı. Bakanlık kararında, kamera sisteminin “çocukların kişiliğini geliştirmesine engel teşkil ettiği” vurgulandı. Talim Terbiye Kurulu, kararı, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu’na (SHÇEK) göndererek tüm anaokullarına duyurulmasını istendi.

İyi bir anaokulu öğretmeni ilk önce sevgili ve şefkatli davranmalı. Ama aynı zamanda saygısını da korumalı. Anaokulu öğretmenlerinin hangi yaş grubuna hitap ettiğini bilmemiz gerekir. 3 yaşındaki bir çocuğu anaokuluna veriyorsak bütün anaokulu öğretmenleri onun için iyi olmayabilir.
3 yaşına hitap eden bir anaokulu öğretmeni bulmalıyız. Çünkü öğretmen çocuğun seviyesine inmeli. Sadece emirler vermesi değil, aynı zamanda onun gelişimini de sağlaması gerekir. Anaokulu öğretmenleri üniversitelerin okul öncesi eğitimi bölümünden mezun olmalıdır. 
Çocuğunuz göndereceğiniz anaokulunun öncelikle hangi yaş grubunu kabul ettiğini sorgulamanız gerekiyor. Sınıfları sormalısınız. Eğer anaokulunda bütün çocuklar bir arada bulunuyorsa bu, çocuğun gelişimi için sakıncalıdır. Her çocuğun kendi yaş grubunda olması gerekir. 

Anaokuluna yeni başlamış bir öğrencinin annesinin 3 gün boyunca yanında kalması gerekir ve her gün aynı saatte çıkmamalıdır. Örneğin, çocuğunuzu ilk gün getirdiniz. O gün öğle yemeğini yemeden götürmeniz gerekir. İkinci gün getirdiğinizde öğle yemeğini yedikten sonra götürebilirsiniz. Üçüncü gün ise tam gün kalmanız gerekir. Dördüncü gün artık çocuk alışmış olacaktır.


Çocuğumuzu anaokuluna iki buçuk, üç yaşlarındayken göndermeliyiz. Bunun sebebi ise 2,5 yaşından önce çocukların bakımlarını kendilerinin gerçekleştirememesi ve anneye hala bağımlı olmaları. Çatal kullanmayı, bıçak kullanmayı yeni öğrenmiş oluyorlar veya tuvalet ihtiyacında hala anneye ihtiyaç duyuyorlar.
İdeal olanı 2,5 yaştan sonrasıdır. Ama anne baba çalışıyorsa 1 yaşından sonra, çocuk konuşmaya, kendini ifade etmeye başladığında gönderebilirler. 
Beyin fonksiyonlarının yüksek düzeyde ve hızlı olarak gelişmesinden ortaya çıkan, toplumun % 5’inde rastlanan üstün yetenek ve hüner özelliğidir.Ulusal Kongrede yayınlanan bildiriler de Üstün Yetenekli Çocuklara gerçekleştirmek istedikleri 3 şey soruldu.Çocukların cevapları çok ilginç … 
Anne Baba olmak öncelikle yetişkinliğin gereklerini yerine getirebilecek olgunluk seviyesinde olabilmekle ilgili önemli bir konudur. Çünkü çocuk yetiştirmek ve sorumluluğunu alabilmek geri dönüşü olmayan bir süreçtir.

Çocuk kitapları çocukların hayal gücünü ateşler, farklı düşünme becerilerini geliştirir, çocuğa büyülü düşünüş dünyasının kapılarını açar. Entellektüel girişimleri için önemlidir. Günümüzde teknolojinin gelişimine de paralel olarak, birden çok duyuya hitap eden çocuk kitapları da vardır. Bunlar küçük yaştaki çocuklar için hem bir oyun aracı hem de kitapla tanışmaları için harikulade bir fırsattır.

Yazar ya da kitaplar çocuklarımızın eğitimi /gelişimi hakkında %100 doğru bilgi verse de çocuğumuz hakkında doğru bilgileri direkt veremeyecektir. Bu nedenle bizim temel başvuru kaynağımız bizzat çocuğumuz olmalı! Kitaplardan çocuklarımızın yüksek yararını gözeterek; her çocuğun kendine özgü olduğunu asla göz ardı etmeden faydalanmalıyız.

Erken çocukluk dönemi çocuğun etkin olarak temel kavramları öğrendiği bir dönemdir. Bu dönemde oldukça önemli olan öğrenmenin temelini somut olarak kazanılan deneyimler oluşturmaktadır. Çocuğun günlük yaşantısı içinde kullanabileceği kavramları öğrenmesine çeşitli materyaller yardımcı olmaktadır. Bu materyallerden biri de bilgisayardır. 